E- Ticaret
Bilindiği üzere, web
sitesi herhangi bir elektronik ticaret uygulamasının odak noktasıdır.
Başka bir deyişle, web sitesi bilgisayar diliyle, e-ticaret sisteminin arayüzüdür.
Müşteri, tedarikçi ve finans kurumlarına ulaşabilmek için açılan bir
penceredir.E-ticaretin birinci ve en önemli koşulu, kurumsal
faaliyetlerinizi, ürünlerinizi tanıtan ve bu ürünleri buradan
pazarlayabilecek ölçüde sanal mağaza ve elektronik satış olanakları
bulunan bir web sitenizin olmasıdır. Ancak, her web sitesi
e-ticaret için yeterli değildir, web sitesi eğer bazı teknik
özellikleri ve detayları içinde barındırmıyorsa, sadece firmanızı
tanıtan bir broşür olmanın ötesine geçmez. Bu nedenle, sağlıklı bir
e-ticaret uygulaması için bir web sitesinde olması gereken kimi
özellikleri ve yararlı olacak ayrıntıları kısaca listeleyelim.Sağlıklı
bir e â" ticaret için;
- Web sitesinde "Sık Sorulan Sorular" (SSS)
bölümü dar kapsamlı olmamalı, sürekli olarak geliştirilmeli,
güncellenmeli, gerekirse web sitesindeki her sayfadan buraya link
verilebilmelidir.
- Ürün tanıtımında destek bilgisi için her sayfaya ya da bilgi merkezine link vermelidir.
- Web
sitesinde, firmanızın ticari isim, kimlik bilgileri, adres ve iletişim
telefon, faks email bilgileri,kolay erişilebilir net ve açık şekilde
verilmelidir. Firmayla ilgili bu bilgiler müşteri ve tedarikçiler
açısından güven arttırıcı unsurlardır.
- Alım
satımla ilgili olan tüm ticari işlem ve para transferleri konusunda
hangi hukuka tabi olunacağı ve hukuki zorunluluklar açıkça
belirtilmelidir.
- Web sitesinde satışa sunulan tüm mal ve hizmetlerin ayrıntılı bilgileri site üzerinde verilmelidir.
- Web
sitenizde mutlaka site içi arama motoru bulunmalıdır. Kimi müşteriler
özellikle zaman kaybı nedeniyle sayfaları açmak istemeyebilirler, bunun
yerine arama motoru ile ilgilendikleri ürüne ulaşmak isterler. Bu
nedenle arama motoru yaşamsal önemdedir.
- Her
sayfada müşteri hizmetlerine bağlı bir link olmalıdır. Ayrıca müşteri
hizmetlerine gelen alıcının her soru ve şikayeti incelenip geribildirim
yapılmalıdır.
- Satıcı,
alıcıya soru ve şikayetlerinin üzerinde çalışıldığına ve kendilerine en
geç 1 işgünü içerisinde geri bildirimde (e-posta, telefon, faks vs.
yoluyla) bulunulacağını belirten bir e-mail göndermeli ve söz verilen
sürede alıcıya cevap verilmelidir.
- Web
sitesinde, satılan mal veya sunulan hizmetle ilgili tüm sınırlamaların
(farklı şehirlere ve yurtdışına yapılan satış sınırlamaları, ek
ücretler, uzaklığa göre fiyat farkları vs.) açıkça belirtilmelidir.
- Web
sitenizin tasarım ve teknik özellikleri, sayfalara ulaşmada engel
olacak şekilde yavaş çalışmasına, zaman kaybına yol açmasına neden
olmamalıdır. Kimi web siteleri gereğinden fazla animasyon ve resim
yüklü olmaları nedeniyle düşük performansta çalışmakta, bu da
müşterilerin siteye bir daha uğramamasına yol açmaktadır.
Web
sitenizde müşteri ilişkileri ve ürün satışı konularında bu 10 kurala
dikkat edildiği taktirde web siteniz hem çok geniş bir işlev kazanacak,
hem de geleneksel satış yöntemlerinden çok daha fazla karlılık ve
gelir sağlayan bir işyeriniz haline gelecektir.
Güvenlik
E-ticaret işlemini, alım-satım, para transferi, sipariş vs gibi ticari
faaliyetleri web ortamına taşıyan ve Internet yoluyla bu işlemleri
gerçekleştiren Internet uygulamaları olarak düşündüğümüzde, bu
işlemleri yaparken aranan güvenlik anlayışını da buna uyarlamak
zorundayız.Temelde aynı olan, fakat süreçte farklı bir güvenliktir.
E-ticaret güvenliği bu kapsamda incelenecek bir konudur.
E-ticaret güvenliği farklı bir anlayış gerektirirken, bu güvenliği
tehdit edecek unsurlar, normal hayatta karşılaşılabilecek tehditlerden
fazla değildir. örneğin kredi kartınızı ve cüzdanınızı sokakta bir
yankesiciye ya da kapkaççıya kaptırma ihtimaliniz, kredi kart
bilgilerinizin bir hacker (bilgisayar korsanı) tarafından çalınması
ihtimalinden çok daha yüksektir.
(Suç oranları bu konuda da aynı sonuçları vermektedir) Yani e-ticaret,
güvenlik endişeleri bulunan bir teknoloji değildir. Doğru
uygulandığında güvenlik riskleri, normal bir ticari faaliyette
oluşabilecek risklerden çok daha azdır.
E-ticaret uygulamalarında kullanılan temel standartlar SSL ve SET
şifreleme teknikleridir. Bu gelişmiş algoritmik sistemler, karmaşık
yapıları ve en gelişmiş bilgisayarların bile çözemediği bir kriptolama
(şifreleme) teknolojisine sahiptir. Bugün bütün bankaların Internet
şubeleri, web siteleri aracılığı ile sanal alışveriş hizmeti veren
firmalar, ticari işlemlerin yapıldığı portallar, banka ve kredi kartı
bilgilerinin güvenliği ve gizliliğini sağlamak için yaygın olarak SSL
ve SET şifreleme teknolojilerini kullanmaktadırlar.
SSL ve SET sistemleriyle, Internet´ten
alışveriş yapmayı isteyen sıradan bir kullanıcının ya da tüm alım
satımlarını, ödemelerini web ortamına aktarmış bir işyerinin,
yaptıkları ticari işlem sırasında, bağlı oldukları bankayla veri akışı
olduğunda, tüm bu veri içeriğini 128 bit
şifreleme tekniğiyle şifreler. Bilgilerin şifrelenerek aktarılması
esasına dayanan bu dijital güvenlik sistemleri sayesinde, bilgilerin
kötü niyetli 3.şahıs ya da kurumların eline geçmesi durumunda onlar
tarafından çözülebilmesi önlenmiş olur. Şimdi kısaca SSL ve SET
sistemlerini tanıyalım
SSL (Secure Socket Layer)
SSL network (ağ) üzerindeki veri transferi sırasında güvenlik ve gizliliğin sağlanması amacıyla Netscape tarafından
geliştirilmiş bir güvenlik protokolüdür. 1996 yılında 3.0 versiyonunun
çıkarılmasıyla hemen bütün Internet tarayıcılarının (Microsoft
Explorer, Netscape Navigator vb) desteklediği bir standart haline
gelmiş ve kısa zamanda çok geniş uygulama alanları bulmuştur. SSL
şifrelemesi ile, gönderilen bilginin kesinlikle ve sadece doğru adreste
deşifre edilebilmesini sağlanır. Bilgi ya da veri gönderilmeden önce
otomatik olarak şifrelenir ve sadece doğru alıcı tarafından deşifre
edilebilir. Her iki tarafta da doğrulama yapılarak işlemin ve bilginin
gizliliği ve bütünlüğü korunur.
SSL protokolünde 40 bit ve 128 bit şifreleme kullanılmaktadır. 128 bit şifrelemede 2128
değişik anahtar vardır ve bu şifrenin çözülebilmesi çok büyük bir
maliyet ve zaman gerektirir. Kötü niyetli bir kişinin 128 bit´lik
şifreyi çözebilmesi için 1 milyon dolarlık yatırım yaptıktan sonra 70
yıla yakın gibi bir zaman harcaması gerekir. Bu örnek bile SSL güvenlik
teknolojisinin gelişmişliğini ve etkinliğini göstemektedir.
SET (Secure Electronic Transactions)
SET banka kartları ve ödemeler ile ilgili bilgilerin güvenliğini
sağlamak amacıyla Visa, Mastercard, Microsoft,Netscape, GTE, IBM, SAIC,
Terisa Systems ve Verisign´ın katılımıyla oluşan bir konsorsiyum
tarafından geliştirilmiştir.SET protokolünde alışveriş, sanal cüzdan ve
e-sertifika aracılığı ile daha güvenli bir
ortamda gerçekleştirilir. SET, alışveriş işlemi sırasında ödeme bilgisi
gizliliğini, kart kullanıcısının gerçek kart sahibi olduğunu ve
işyerinin banka ile anlaşmalı bir işyeri olduğunu garantiler.SSL ve SET
teknolojileri e-ticaret güvenliğinin belkemiğini oluşturmaktadırlar.
E-ticaret güvenliği ile ilgili tüm uygulamalar bu belkemiği üzerinde
yapılanmaktadır.
E-imza ve E-sertifika ile ilgili bazı kavram ve tanımlar
Açık anahtar altyapısı :
Elektronik imzanın güvenli ve güvenilir biçimde uygulanmasını sağlamak
için kullanılan bir teknolojidir. Açık anahtar altyapısı kullanılarak
oluşturulan bir elektronik imzanın kimden geldiğinin belirlenmesi,
imzalanmış metnin elektronik ortamdaki doğruluğunun ve bütünlüğünün
sağlanması, atılan imzanın imza sahibi tarafından inkar edilememesi
sağlanmış olur. Kanun´da (Elektronik İmza Kanunu) yer alan güvenli elektronik imzanın özelliklerinin sağlanması için kullanılır.
Zaman damgası :
Zaman damgası Kanun´da "bir
elektronik verinin, üretildiği, değiştirildiği, gönderildiği, alındığı
ve / veya kaydedildiği zamanın tespit edilmesi amacıyla, elektronik
sertifika hizmet sağlayıcısı tarafından elektronik imzayla doğrulanan
kayıt" olarak tanımlanır. Elektronik ortamda doküman, kayıt,
sözleşme gibi elektronik verilerin, belirli bir zamandan önce var
olduğunu kanıtlamak için kullanılır. Elektronik ortamdaki
işlemlere güvenilir zaman bilgisi eklenebilmesini sağlar. Üzerinde
zaman bilgisi olması gereken elektronik başvuru, tutanak, sözleşme ve
benzeri her türlü elektronik veri üzerinde kullanılabilir.
Elektronik Sertifika Hizmet Sağlayıcısı (ESHS) :
Elektronik Sertifika Hizmet Sağlayıcısı (ESHS), Kanun´da "elektronik
sertifika, zaman damgası ve elektronik imzalarla ilgili hizmetleri
sağlayan kamu kurum ve kuruluşları ile gerçek veya özel hukuk tüzel
kişileri" olarak tanımlanır. ESHS´ler, kayıt merkezleri aracılığıyla
aldıkları elektronik sertifika başvurularını değerlendirip güvenli
koşullar altında işleyerek elektronik sertifikaları üretir, sertifika
başvuru sahiplerine ulaştırır. Bunun yanı sıra, sertifika yenileme ve
iptal hizmetlerini, sertifika ve iptal durumu yayımlama hizmetlerini ve
zaman damgası hizmetlerini verir. Kanun gereği, Türkiye´de elektronik
imzanın hukuki ve teknik yönleri ile uygulanmasına ilişkin usul ve
esasları düzenleme ve ESHS´lerin faaliyetlerini denetleme görevi Telekomünikasyon Kurumu´na (TK) verilmiştir. TK denetimi sonrası ESHS olarak faaliyete geçebilir.
Sertifika Kullanım Süreleri:
Elektronik sertifikaların geçerlilik süreleri güvenlik nedeniyle
sınırlandırılmıştır. Geçerlilik süresi sonunda, sertifika sahiplerinin
elektronik sertifika kullanımına devam etmek istemeleri halinde
sertifikalarını ESHS´lerin bildirecekleri yöntemler uyarınca
yenilemeleri gerekir. Nitelikli elektronik sertifikalar için genel
olarak 1 yıllık bir geçerlilik süresi kullanılır
Sunucu (SSL) Sertifikaları:
Sunucu (SSL) sertifikaları, Internet ve her türlü ağ üzerinde istemci
bağlantılarını karşılayan sunucuların, bağlanan kullanıcılar
tarafından doğrulanması amacıyla kullanılır. Eğer sunucuya bağlanan
kullanıcı da elektronik sertifika sahibiyse, sunucu bağlantısı
sırasında kullanıcının da kimliğinin doğrulanması mümkündür. Bu tür
bir bağlantı sırasında istemci ve sunucu arasında güvenli bir iletişim
kanalı oluşturulur ve gönderilip alınan bilgiler şifrelenerek transfer
edilir. Sunucu (SSL) sertifikaları, özellikle İnternet üzerinde hizmet
veren web sunucularının bağlantı güvenliğinin sağlanması amacıyla
kullanılır. Bankacılık, e-ticaret ve e-devlet uygulamaları sunucu
(SSL) sertifikalarının sık kullanıldığı alanlardır
Kök sertifika:
Bir ESHS´nin, başvuru sahiplerine yönelik olarak sertifika
üretebilmesini sağlayan, ürettiği nitelikli elektronik sertifikalar ve
sunucu sertifikaları gibi sertifikaları imzalamakta kullandığı imza
oluşturma verisine karşılık gelen imza doğrulama verisiyle ESHS´nin
kurumsal kimliği arasında bağ kuran, yine ESHS´nin kendi imza
oluşturma verisiyle imzalanmış sertifikasına kök sertifika adı verilir.
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu uyarınca TK tarafından yayımlanan
"Elektronik İmza Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmelik" gereği, ESHS faaliyete geçmesini müteakip yedi (7)
gün içinde; kök sertifikasının sertifika özet değerini ve özetleme
algoritmasını kendi İnternet sayfasında yayımlar, ulusal yayın yapan en
yüksek tirajlı üç (3) gazetede ilan vermek suretiyle kamuoyuna duyurur
ve gazete ilanlarının bir örneğini TK´ya iletir.
Elektronik sertifikaların içeriğinde hangi bilgiler vardır
- Sertifika sahibi bilgileri (isim, şirket, çalışılan birim, yer, ülke, e-posta vb.)
- Sunucu sertifikalarında sunucu bilgileri (alan adı, sunucu adı, şirket adı vb.)
- Ülke adı TR (Türkiye) olmak üzere ESHS bilgileri
- Sertifika geçerlilik süresinin başlangıç ve bitiş zamanı
- Kullanılan elektronik imza oluşturma algoritmaları
- Sertifika sahibi imza doğrulama verisi
- Sertifika seri numarası
- ESHS´nin imzası
Nitelikli elektronik sertifikalarda, Kanun gereği aşağıdaki bilgiler de yer alır:
- Sertifikanın "nitelikli elektronik sertifika" olduğuna dair bir ibare
- Sertifika sahibi diğer bir kişi adına hareket ediyorsa bu yetkisine ilişkin bilgi,
- Sertifika sahibi talep ederse mesleki veya diğer kişisel bilgileri,
- Varsa sertifikanın kullanım şartları ve sertifika kullanımına yönelik maddi işlem sınırı.
Çapraz Sertifikasyon:
Çapraz sertifikasyon, bir ESHS tarafından üretilen elektronik
sertifikaların, diğer bir ESHS´nin ürettiği elektronik sertifikalara
güvenen üçüncü taraflar tarafından, ESHS´nin kök sertifikası üçüncü
tarafın elinde olmadığı halde doğrulanabilmesini sağlayan, ESHS´lerin
birbirlerinin kök sertifikalarını imzalamasıyla oluşturdukları
sertifikasyon biçimidir.
Elektronik sertifikalar ne tür yazılımlar ile kullanılabilir
Elektronik sertifikaların bilgisayar sistemlerine tanıtılması ve
elektronik imzalı metinlerin imza doğrulaması için çeşitli istemci
yazılımları kullanılabilir. Bu yazılımlar uygulamaya özel
geliştirilebileceği gibi, bu işlevi yerine getiren paket programlar da
bulunabilir. Pek çok e-posta programı ve İnternet tarayıcısı da
elektronik sertifika kullanım özelliklerine sahiptir
Sertifika İlkeleri ve Sertifika Uygulama Esasları nedir Ne amaçla kullanılır
Sertifika İlkeleri, sertifika başvurularının alınması, sertifika
üretimi ve yönetimi, sertifika yenileme ve iptal işlemleriyle ilgili
tüm idari, teknik ve yasal gereklilikleri ortaya koyar; ESHS´nin,
sertifika sahibinin ve üçüncü tarafların uygulama sorumluluklarını
belirler. Sertifika Uygulama Esasları ise, Sertifika İlkeleri´nde
belirlenen gerekliliklere ESHS, sertifika sahipleri ve üçüncü
tarafların nasıl uyduğunu, bu gerekliliklerin nasıl
hayata ,geçirildiğini açıklar. ESHS´ler, bağlı bulundukları Sertifika
İlkeleri´nin koşullarını, Sertifika Uygulama Esasları uyarınca
yürüttükleri işletme faaliyetleriyle sağlar.
Elektronik İmza :
Elektronik ortamda iletişim kurarken gönderilen bilgi ve belgelerin,
ticari ya da resmi işlemlerin bağlayıcı olabilmesi, imza şartını
getirmektedir bilindiği gibi. Bunu Internet ortamında sağlayan
mekanizmaya elektronik imza denmektedir. Bu anlamda elektronik imzanın
normal bir imzadan, uygulama, amaç ve işlerlik açısından hiçbir farkı
yoktur. Fark sadece, biri kağıda atılırken, diğeri elektronik ortamda
kripto edilmiş dijital bir şifredir. Bir belgenin hangi kişi ya da
kuruma ait olduğunu gösteren ve sahibi olduğu kişiyi bağlayan (tıpkı
normal imza gibi) hukuki bir uygulamadır.
5070 sayılı Elektronik İmza Yasası´nda güvenli elektronik imza, "münhasıran
imza sahibine bağlı olan, sadece imza sahibinin tasarrufunda bulunan
güvenli elektronik imza oluşturma aracı ile oluşturulan, nitelikli
elektronik sertifikaya dayanarak imza sahibinin kimliğinin tespitini
sağlayan, imzalanmış elektronik veride sonradan herhangi bir değişiklik
yapılıp yapılmadığının tespitini sağlayan imzadır" şeklinde tanımlanmaktadır.
Elektronik imza işlemlerinin uygulanma ve denetimi konularındaki sorumluluk aynı yasayla Telekomünikasyon Kurumu´na
verilmiş durumda. Yani e-imza kullanmak isteyen tüm kişi ve
kurumlar Telekomünikasyon Kurumu´nun onay verdiği kuruluşlar aracılığı
ile elektronik imza sözleşmesi yapabilecekler.
Elektronik imzanın internet ortamındaki 3 temel amacı:
Veri bütünlüğü: Verinin izin alınmadan ya da hata ile değiştirilmesini, silinmesini veya veriye ekleme-çıkarma yapılmasını önlemek,
Kimlik doğrulama ve onaylama: İster ticari ya da hukuki, isterse kişisel tüm mesaj ve bilgilerin, mesaj sahibine ait olduğunu ve geçerliliğini sağlamak,
İnkar edilemezlik:
Kişi veya kurumların elektronik ortamda gerçekleştirdikleri işlemleri
inkar etmelerini önlemek.Gerek e-devlet dönüşüm sürecinde, gerekse iş
yaşamının Internet ortamına kaydırılıp, kişisel ve kurumsal tüm
işlemlerin web siteleri aracılığıyla yapılması projesi, e-imza
uygulamasının gerekliliğini ortaya çıkarmaktadır. örneğin kamu
alanındaki,
- Kurumlararası iletişim (Üniversiteler, Emniyet Müdürlükleri, Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Müdürlükleri vs.)
- Sosyal güvenlik uygulamaları (SSK, Bağ-Kur, Emekli sandığı, özel sandık ve sigortalar)
- Sağlık uygulamaları ( sağlık personeli, hastaneler, eczaneler)
- Vergi ödemeleri
- Elektronik oy verme işlemleri
- Ve her türlü kişisel başvurular (öSS, LGS, KPSS, LES, pasaport vb) ile,
İş ya da ticaret alanındaki,
- Kişisel ya da kurumsal Internet bankacılığı
- İhracat ve ithalat gibi dış ticaret işlemleri
- Sigortacılık işlemleri
- Kağıtsız ofisler
- e-Pazarlama ve e-Satış
- e-Sözleşmeler
- e-Sipariş
- e-Tedarik ve müşteri ilişkileri
- Vergi ödemeleri
gibi
tüm uygulamalar, güvenli bir e-imza yapılanması ile geçerliliğini
koruyacaktır. önümüzdeki yıllarda gittikçe yaygınlaşıp zorunlu hale
gelecek e-dönüşüm uygulamaları nedeniyle ticaret ve kamusal
yaşamın vazgeçilmez bir öğesi olacaktır e-imza. Bu konuda geç davranmak
sadece yasal zorunluluk anlamında değil, Internet ortamına aktarılan iş
süreçlerinde de ciddi maddi kayıplar (Güvenlik ve verilerin korunması
açılarından) yaratabilecektir.Elektronik imza yasasını incelemek için www.tk.gov.tr/eimza/eimza_yasasi.htm adresini, e-imza ile ilgili mevzuatı takip etmek için de, www.e-imza.gen.tr adresini ziyaret edebilirsiniz.
e-CRM (Elektronik Müşteri İlişkileri Yönetimi) :
Yeni ekonomi anlayışı ile birlikte, e-ticaret altyapısının
çeşitlendiğini, bir firmanın tüm bölüm ve ilevleri için bir otomasyon
sistemi yaratılabildiğini söyleyebiliriz artık. Buna bir örnek olarak
da, klasik müşteri ilişkileri yönetimini elektronik bir otomasyon
altyapısı ile güçlendiren e-CRM uygulamalarını gösterebiliriz.
E-ticaret uygulamalarının müşteri odaklı bir yönetim anlayışıyla gerçekleştirilmesini e-CRM
(e- si ar em) olarak özetleyebiliriz. İkisi de yazılım ve otomasyon
teknolojilerini kullansa da, e-ticaret ve CRM ayrı şeylerdir. CRM, tüm
süreçleri (üretim,finans,pazarlama,satış) kapsayan bir"yönetim
felsefesi"ya da yaklaşımı iken, e-ticaret, tüm bu süreçlerde
teknolojiyi kullanan etkin bir "araçtır." Eğer e-ticaret
uygulamalarınızın temeline müşteri odaklı bu yönetim anlayışını
yerleştirdiyseniz buna da kısaca e-CRM diyebiliriz.
e-CRM´i bu anlamda e-ticaret faaliyetlerini müşteriye dayalı yürüten
bir yazılım sistemidir diye düşünebiliriz.e-CRM için firmanıza uygun
bir yazılım ve otomasyon sistemine ihtiyacınız vardır. Ama bunu
sadece,teknolojik ve bilgi iletişim altyapıları,programları üreten bir
firmadan tedarik edip,kendi firmanıza uyarlamanızla bu işin biteceğini
sanmayın. e-CRM Internet´ten müşteriye ulaşmanın ve Internet´ten
pazarlamanın anahtarıdır. Kapıyı açar ama içeri girmek size
kalmıştır.Her şeyden önce gerçek bir verimlilik artışı ve yoğun
rekabete dayanıklılık için konuya bütüncül bakmak gerekecektir. e-CRM,
e-ticaretin teknik altyapısıyla, CRM yaklaşımının uyumlaştırılması
sonucu ortaya çıkan, bu yüzden de bütüncül olarak algılanıp,
değerlendirilmesi gereken bir kavramdır. Yapılan araştırmalar, bu
bütüncüllüğü algılayamayan, yönetim yapısı ve süreçlerini yeniden
organize etmeyip sadece yazılım üzerinden e-CRM uygulayan firmaların
başarısızlıklarını ortaya koymaktadır.Firmanın kendini müşterinin
yerine koyup onun gibi düşünebilmesi, bir yazılımın ya da bilgi işlem
sisteminin yapacağı bir şey değildir. Otomasyon süreci çok kısa sürede
müşteriden bilgi alıp bilgi göndermenize yarar. Bunu sağlayan e-CRM
yazılımlarıdır. Bu bilgiyi değerlendirecek ve anlamlı sonuçlar
çıkaracak olan ise insandır. CRM, sizi müşteriye herhangi bir aracı
koymadan ulaştıran, onun tüm alım-satım sürecindeki duygu
ve düşüncelerini yönlendiren,onun gelecekteki olası isteklerini (hatta
içgüdülerini) belirleyip o istekleri ona sunarak firmaya ve ürüne
bağımlı kılmaya çalışan bir faaliyetler bütünü iken, e-CRM tıpkı
e-ticaret gibi, bu yoldaki tüm kapıları açan bir anahtar,bu
faaliyetlerin yürütülmesini sağlayan etkin bir teknolojik araçtır.
Etkili bir e-CRM uygulamasının koşulları
Şunu söyleyebiliriz ki, artan rekabet, geleneksel verimlilik
arttırıcı yöntemlerin eskisi gibi olumlu sonuçlar vermemeye başlaması
ve hantallaşan iş akışları, gelecek on yılda irili ufaklı birçok
firmanın ciddi anlamda
CRM uygulamalarına geçmesini kaçınılmaz kılacaktır. Fakat bu uygulamayı ciddi olarak gerçekleştirememenin
getireceği maliyette üzerinde dikkatle durulması gereken bir konu. Bu
riski ya da kaybı yaşamamak için, e-CRM uygulamalarına geçmeyi düşünen
firmalara şunları öneriyoruz.
- e-CRM bir yazılımdır ama tek başına bir şey ifade etmez.
- Her
firma kendi iş içeriğine uygun bir e-CRM yazılımı kullanmalıdır. (İş
süreçleri daha karışık olan büyük bir firmayla, daha basit iş akışı
olan bir KOBİ´nin daha farklı bir yazılım kullanacak olması gibi.)
- Etkin
CRM ya da e-CRM uygulaması için firmanın tüm iş süreçlerini yeniden
yapılandırması gerekir. Bunun için tüm süreçleri oluşturan
departmanların (üretim,finans,pazarlama gibi) eksiksiz olarak
müşteri odaklı bir strateji izlemesi şarttır.
- Müşteri,
sadece pazarlama anında ilişki kurulan bir öğe olarak değil, pazarlama
öncesi ve sonrasında dikkatlice takip edilen, firmanın tüm
faaliyetlerinin merkezinde olan "kutsal bir varlık" olarak kabul
edilmelidir.
- Müşteriden
e-CRM otomasyon sistemiyle edinilen bilgilerle sağlam bir müşteri
bilgileri veri tabanı oluşturulmalı fakat bu bilgiler devamlı surette
güncellenmelidir.
- Bu
bilgilerle müşterinin tüm istekleri ve gelecekteki olası satın alma
davranışları tahmin edilmeli, bunu sağlayacak dinamik bir müşteri
ilişkileri ağı kurulmalıdır.
Sanal POS :
Elektronik ticaretin anahtarlarından biri de "sanal POS"
denilen sistemlerdir. Web üzerinden ödeme söz konusu olduğunda sanal
POS´lar devreye girer. Klasik alışverişlerde kullandığımız POS (Point
of sale- ödeme noktası) cihaz ve sistemlerinin, web siteleri üzerinden
alışveriş yapmaya olanak sağlayan şekline sanal POS -VPOS (Virtual point of sale) denmektedir. Kısaca buna Internet´e uyarlanmış POS da diyebiliriz.
Sanal POS ile alıcı-satıcı ya da satıcı-tedarikçi arasında online bir
ödeme sistemi ve altyapısı kurulmuş olur.Sistem basit olarak, firmanın
web sitesi üzerinden bilgilerini giren alıcının banka ve kredi
kuruluşlarında olan hesabından, aldığı ürün veya hizmetin bedeli olan
paranın firmanın kendi banka hesabına geçmesine dayanır.
Bu sistemi uygulamak son derece kolay ve zahmetsizdir. Ürün ve
hizmetlerini web üzerinden pazarlamayı düşünen bir firma öncelikle
ticari hesabının bulunduğu bir banka ile üye işyeri ve e-ticaret
sözleşmelerini imzalaması, devamında da bankaya ait VPOS yazılımını
kendi web sitesine kurması yeterlidir. Sanal POS işleyiş olarak
oldukça güvenlidir, tüm işlemler Bu süreç esnasında, dijital olarak
gerçekleştirilir. Güvenlik sistemleri SSL 128 bit´lik şifreleme
algoritmasına dayanan dijital imza ve dijital sertifikalı giriş-çıkış
işlemlerini çözmek çok zordur, bu nedenle klasik bir alışverişte
yaşayacağınız güvenlik tehlikesi (Hele hele günümüzde) kat be kat daha
fazladır. Ülkemizde sanal POS hizmeti veren başlıca bankaların sanal
POS´larını şöyle sıralayabiliriz.
Sanal Akpos (Akbank), VPOS-724 (Vakıfbank), POSNET (Yapı Kredi Bankası), Garanti Sanal POS
(Garanti Bankası), Finans WebPos (Finansbank) sistemlerini ülkemizdeki Sanal POS hizmetlerine
örnek verebiliriz.
Sanal POS kullanmanın sağlayacağı faydalar
- Internet yoluyla gerçekleştirilen alışverişlerde en etkili ve güvenli ödeme metodudur.
- Perakende (B2C- firmadan müşteriye-) satışlarda %35-40 arasında artış sağlar.
- İşletmenin pazarlama alanını dar bir bölge ve şehirden kurtarıp, ülke çapında yaygın bir
ağa kavuşmasını sağlar hatta ihracat olanaklarını da ciddi anlamda arttırır. - İmaj, tanıtım ve rekabet gücü anlamında işletmeye büyük artı değer sağlar.
- Yüzyüze satış sürecinden çok daha kısa sürelerde alışveriş olanağı tanır.
- Elektronik ortamda yapılan işlemler kısa sürede tamamlanır, zamandan tasarruf sağlanır.
Bu durum müşteri memnuniyetini arttırır, devamlılık sağlar. - Sipariş ve satışlarla ilgili bilgileri veri tabanına aktarır ve saklar.
E-iş süreçlerinin uygulama alanları
Elektronik ticaret işlemlerini sadece ticaret altyapısı üzerinden
değil, tüm sektörler ve iş alanları üzerinden de düşünebiliriz. Genel
olarak bunu kapsayan tüm elektronik uygulamalar e-iş olarak ta
tanımlanabilir. Yerel ağlar (Kurum içi Intranet ağları) ve açık ağlar
(Internet) kullanılarak yapılabilecek iş süreçleri aşağıdaki gibi çok
geniş bir ağa ve uygulama sahasına sahiptir.
- Üretim planlaması yapma ve üretim zinciri oluşturma.
- Mal ve hizmetlerin elektronik alışverişi.
- Elektronik ortamda üretimi ve sevkiyatı izleme ve kontrol etme.
- Reklam, tanıtım ve bilgilendirme.
- Sipariş alma-verme, anlaşma-sözleşme yapma.
- Elektronik banka, finans, kredi işlemleri ve fon aktarımı, para transferleri.
- Elektronik ortamda konşimento gönderme, gümrükleme.
- Ortak tasarım ve ürün geliştirme. Buna bağlı tüm mühendislik uygulamaları.
- Elektronik para ile ilgili işlemler.
- Elektronik hisse alışverişi ve borsa.
- Ticari kayıtların tutulması ve izlenmesi.
- Müşteriye doğrudan pazarlama.
- Elektronik ortamda kamu alımları ve tüm e-devlet uygulamaları.
- Dijital içeriğin anında dağıtımı, anında içerik, bilgi oluşturma ve aktarma.
- Elektronik ortamda vergilendirme.
- Fikri, sınai ve ticari mülkiyet haklarının korunması ve transferi.
- Dijital e-imza, elektronik noter gibi güvenilir üçüncü taraf işlemleri.
Görüldüğü
gibi e-iş süreçlerinin uygulama alanı neredeyse sınırsızdır. Geleneksel
olarak yapılan tüm bu işlerin elektronik ortama aktarılıp, dijital ve
on-line işlemler dahilinde daha yüksek kalite, verimlilik ve düşük
maliyetle yapılmasına olanak sağlar.
KOSGEB E-ticaret desteği tedarikçi - ürün kriterleri:
KOSGEB,
yakın zaman önce, KOBİ´lere e-ticaret ve yazılım tedariği sağlayan
tedarikçi işletmelere verilecek destekleri ve bu destekleri elde
edebilmek için tedarikçi işletmelerin sahip olması gereken
kriterleri açıkladı. önümüzdeki 5-10 yıl içinde hızla gelişecek olan
e-ticaret uygulamalarının, KOBİ´lere büyük fırsatlar sunacağını
biliyoruz. öyle ki bu uygulamalardan uzak duran, yazılım, Internet gibi
teknolojiler yerine, geleneksel ticarete devam etmeyi tercih eden
işletmelerin pazardan tamamen silinmesi kuvvetli ihtimal olarak
görülüyor.
Bu nedenle ülke olarak bu geçiş dönemini hem iyi değerlendirmemiz hem
de tüm KOBİ´lere ve onlara teknoloji desteği sağlayan tedarikçi
firmalara destek verilmesi büyük önem taşıyor. KOSGEB, bu gereksinimden
yola çıkarak
e-ticaret konusunda KOBİ´lere tedarikçi olarak hizmet vermek isteyen
işletmeleri desteklemeyi ve bu desteği belli kriterlere bağlayan
kararlarını açıkladı. Bu kararda destekler iki ayrı tedarikçi ve
bunlara bağlı kriterlere dayanıyor. (E-ticaret tedarikçi-ürün
kriterleri ve yazılım tedarikçileri kriterleri) Aşağıda, e-ticaret
desteği için tedarikçi (ve tedarikçi ürünlerinin) kriterlerini
oluşturan 19 kriteri inceleyelim.
KOSGEB E- TİCARET DESTEĞİ TEDARİKÇİ - ÜRÜN KRİTERLERİ
- Tedarikçinin;
KOBİ´lerin ihracata yönelik e-ticaret´e geçişlerini ve uluslararası
düzeyde yeterli/sonuç odaklı tanıtımının gerçekleştirilmesini teminen;
firma/ürün bilgilerini ve ürün resimlerini
portal/uluslararası e-pazaryeri´ne girebilecek/yükleyebilecek ve bu
bilgileri güncelleyebilecek portal ve uluslararası e-pazaryeri´ne sahip
olması, bu portal/e-pazaryerlerinde verilecek hizmet kapsamında; hizmet
sürekliliği, yazılım geliştirme, resim çekimi, tarama ve işleme, içerik
geliştirme, tercüme, eğitim, satış sonrası destek, kullanılacak altyapı
uygulamaları için kurulum ve teknik destek hizmetlerini önerilen proje
kapsamında verebilecek altyapı ve deneyime sahip olması,
portal/e-pazaryeri üzerinde işletme bilgilerinin, formlarının
tutulacağı veri tabanı olması,Tedarikçinin, ihracat ve uluslararası
pazarlama konusundaki aktivitelerine yönelik olarak ulusal basın ve
yayın organlarında 3 kez reklam (tv, radyo, gazete, dergi,
bilboard,fuar vb.)
vermiş olması ve bunun belgelenmesi, (Verilen
reklamlarda hizmetin ispatını sağlayan görsel baskı/çıktılar, CD
kopyaları ve/veya hizmetlerin alındığına dair fatura fotokopileri ibraz
edilecektir.)
Tedarikçinin, ihracat ve uluslararası pazarlama konusundaki
aktivitelerine yönelik olarak uluslararası basın ve yayın organlarında
2 kez reklam (tv, radyo, gazete, dergi, bilboard,fuar vb.) vermiş
olması ve bunun belgelenmesi, (Verilen reklamlarda hizmetin ispatını
sağlayan görsel baskı/çıktılar, CD kopyaları ve/veya hizmetlerin
alındığına dair fatura fotokopileri ibraz edilecektir.)
Tedarikçinin ulusal yada uluslararası yayın yapan birbirinden farklı
internet sitelerinde, en az 10 adet reklam vermiş olması ve bunu
belgelemesi, (reklam çıktıları, hizmet faturası fotokopisi vb.)
İşletmelere sunulacak her türlü hizmet ve destek için Türkiye´ de
faaliyet gösteren gerçek yada hükmi şahsiyet olması, ödenmiş şirket
sermayesinin en az 20.000-Türk Lirası - (Yirmibin) TL. olması ve
bunları belgelemesi, Yurtdışı menşeili portal/e-pazaryerlerinin
başvurması halinde başvuruların, Türkiye´de kurulmuş olan ve adı
geçen e-pazaryerinin lisansörlüğüne sahip gerçek yada hükmi şahıslar
tarafından belgelenerek yapılması,
Ticaret Sicil Gazetesi ilanında veya faaliyet belgesinde, faaliyet
alanı içerisinde destek konusu ile ilgili ifadenin bulunması,
(Bilgisayar, yazılım, bilişim, vb.)
Tedarikçi firmanın portalla ilgili teknik ve uygulama destek biriminin
bulunması ve bu birimlerin faaliyetlerinin açıklanması,
Tedarikçinin Türkiye genelinde satış yapması durumunda; şehir içi,
şehir dışı satış sistemi ve satış sonrası hizmetlerin veriliş şeklinin
gösterildiği belgelerin bulunması, (bayilik, ofis sistemi vb.)
Tedarikçiye ilişkin konu ile ilgili olmak üzere, en az 5 adet referans
mektubu ve referans listesi bulunması,
Tedarikçi firmanın, en az 5 (beş) çalışanının olduğunu SSK bildirgesi ile belgelemesi,
Tedarikçi tarafından gerçekleştirilecek proje kapsamında belirtilen
alanlarda, gerekli proje hizmetlerini sağlayabilecek personelin, bilgi
ve tecrübeye sahip olduğunun belgeler ile açıklanması (diploma,
bonservisler, kurs/seminer, eğitim belgeleri fotokopileri vb.) ve bu
personelin hangi hizmetler kapsamında görev alacağının belirtilmesi,
(tasarım, analiz, araştırma, fotoğraflama, programcı, ihracat,
danışmanlık, pazarlama, sektör uzmanı vb. gibi) bu personellerin son
aya ait SSK bildirgelerinin belgelenmesi, profesyonel anlamda
danışmanlık ihtiyacı durumunda, hizmet satın alınan işletmelere
ilişkin bilgi ve belgenin açıklanması, çeşitli hizmetler kapsamında
çözüm ortaklığı yapılan kişi ve şirketlerinde, çözüm ortaklığı yapılan
konuda yeterli bilgi ve tecrübeye sahip olduğunun belgelenmesi,
(özgeçmişler, referanslar vb.)
Portal / e-pazaryeri´nin Türkçe dışında en az 1 (bir) yabancı dilde
yayın yapması, (İngilizce veya hedef pazar dilinde)
KOSGEB´ in talebi halinde : Tedarikçi, üye ve e-pazaryeri bilgilerini
KOSGEB´ e istenen formatta temin - edecek olup, ana sayfasında KOSGEB´ in belirleyeceği banner´ları yayınlayacaktır.
Tedarikçi firmaya ait ulusal/uluslararası portal / e-pazaryerinin en az
6 aydır faaliyette bulunması ve bunu - belgelemesi ( domain isminin en az 6 ay önce alınmış olması )
Tedarikçi firmaya ait portal / e-pazaryerinde en az 1000 kayıtlı üyeye
sahip olması ve en az 1000 ürün ve/veya satım
talebine sahip olması
Portalın host edileceği bant genişliğinin en az 2 Megabit olması ve bu
durumun yurtiçi/yurtdışı servis sağlayıcısından alınacak belge ile
açıklanması
Servis sağlayıcı kuruluşun kesintisiz hizmeti teminen aldığı önlemlerin
ve back-up (yedekleme) topolojisinin - belirtilmesi, (Yedek Server,UPS, jeneratör, yedek hat vb.) hizmetlerin portala ait Statik IP üzerinden verilmesi,
Portala ait sunuculardan her biri kendisine ait Statik IP ile çalışan
(1 ana, 1 yedekleme olmak üzere) -2- adet en az çift işlemcili
veritabanı sunucusu ile (1 ana, 1 yedek olmak üzere) -2- adet web
sunucusu olduğunun belgelenmesi (IP numaraları ve serverların
konfigürasyonlarının beyan edilmesi)
Tedarikçilerin birleşerek konsorsiyum şeklinde başvurması halinde,
konsorsiyumu oluşturan tedarikçilerin her birine ait belgelerin ayrı
ayrı ibraz edilmesi ve bu konsorsiyum sonucunda ortaya çıkan
şeklin yukarıda bahsi geçen diğer hususlara uygun olması, konsorsiyumu
oluşturan firmaların kendi aralarında yapmış oldukları sözleşmeler.
E-tedarik: satın alım sürecinde otomasyon
Üretim süreci için ihtiyacı duyulan mal ve hizmetlerin satın alınması kısaca "tedarik süreci" olarak adlandırılır.
Herhangi bir firma için en önemli karar anlarından olan bu tür satın
alma süreçleri konusunda firmaları zorlayan bazı unsurlar vardır.
Bunları kısaca, "Aracıların varlığı, zaman kaybı, tam zamanında sipariş
verebilme ve satın alma ile ilgili personel bulundurma zorunluluğu"
olarak özetleyebiliriz.Kurumsal satın alma işlemlerinin Internet
üzerinden gerçekleştirilmesine olanak sağlayan internet çözümleri
elektronik tedarik sistemleri olarak tanımlanabilir. Üretim
süreci öncelikli olarak ürün ve hizmetlerin alımı ve satışı ile
ilgilidir.
Bilişim teknolojilerinin getirdiği gelişmeler, firmalar arası e-ticaret
organizasyonu olan B2B uygulamalarıyla satınalma çalışmalarını
elektronik ortama taşımayı, geliştirmeyi ve yeniden yapılandırmayı
mümkün kılmaktadır. E-tedarik sistemi, web üzerinden dolaylı yoldan ya
da merkezi bir portal üzerinden ticari satınalma faaliyetlerinde
bulunmaya olanak sağlayacak geniş kapsamlı veritabanı platformlarıdır.
Bu platformlar sayesinde taraflar (Alıcı ve tedarikçiler) üretim için
gerekli olan sö zkonusu mal ve hizmetleri B2B altyapısının sunduğu değişim ve mezat otomasyonu ile alım-satımını yapabilmektedirler.
E-tedarik sürecinin başarısını etkilen başlıca faktörlerden biri,
e-tedarik uygulamalarını sağlayacak bilişim altyapısının doğru
seçimidir. Gereksinmelerin karşılayamayacak derecede yetersiz bir
otomasyon, istenen verimliliği sağlamayabilir. Size neyin gerekli
olduğu, üretim sürecinizin yapısıyla doğru orantılıdır. Açıkça
söylenebilir ki, e-tedarik sürecinizin size sağlayacağı verimlilik ve
kolaylık, amaç ve hedeflerine, üretim sürecinize uygun e-tedarik
altyapısının seçimine bağlıdır.
Burada kendinize soracağınız "e-tedarik
için üstleneceğim teknolojik altyapı maliyeti gerçekten
istediğim sonuçlara ve hedeflere beni ulaştıracak mı Yoksa tam tersi,
gereksiz yere mi bir maliyet yüklenmiş olacağım" gibi bir soru olabilir. Etkin bir e-tedarik sürecinin sağlayacağı avantajlar bu soru işaretlerini ortadan kaldıracaktır.
E-tedarik sürecinin avantajlarını şu başlıklarla özetleyebiliriz.
- İş
süreçlerinize esneklik kazandırır. Zaten elektronik otomasyon
sistemlerinden sağlayacağınız verimliliğin yükselmesi için esnek üretim
ve yönetim süreçlerine sahip olmanızın büyük faydası olacaktır.
- E-tedarik
sayesinde yönetim maliyetleri düşer. E-tedarik sistemiyle ister alıcı
ister tedarikçi olun, kendi sektörünüzde bulunan diğer firmaların
satınalım birimleri ile iletişim ve işbirliği olanakları oluşacaktır.
Bu hem finansal kontrolünüzü ve piyasada oluşan hareketleri takip
etmeyi kolaylaştıracak hem de bu işler için gerekli olan yönetim
maliyetlerini düşürecektir. - Satınalma
sürecinde çok sayıda personel çalıştırmak yerine, bilgisayar başında bu
işleri otomatik şekilde yönlendiren az sayıda çalışana sahip olmanız
yeterli olacaktır. Bu sayede insan kaynakları konusunda
verimlilik sağlanır. - Alıcılar, tedarikçiler ve müşteriler arasında hizmet kalitesini hızlandırır, geliştrir ve kolaylaştırır.
- Büyük
firmaların sahip olduğu etkin tedarik ağına, uygun koşullarda tedarik
sağlamaya yönelik tüm avantajlar elde edilir.
- Stok
seviyelerinin düzenlenmesi ve iyileştirilmesi yanında, "tam zamanında
sipariş" kavramı ve uygulamalarının yerleşmesini sağlar.
- Alıcı
firmalar açısından tedarikçi firmaların rekabetini arttırır, hizmet ve
ürün kalitesinde artış, alım maliyetlerinde düşüş yaratır.
E-tedarik,
firmalar yönünden büyük bir verimlilik ve rekabet olanağı
sağlamaktadır. Elbette bu süreçten elde edilecek tüm bu avantajları
maksimuma çıkaracak olan şey, firmanın bir bütün olarak, satış,
pazarlama, müşteri ilişkileri süreçlerinin de elektronik bir altyapıya,
esnek otomasyon sistemlerine, kısaca e-ticaret süreçlerine
uyumlaştırılmasına bağlıdır. Rekabet unsurunun gittikçe yoğunlaştığı ve
sertleştiği günümüz iş dünyasında artık firmalarımız, büyük satış
gelirleri beklemek yerine, iş süreçlerinde verimliliği arttırıcı,
üretim ve yönetim maliyetlerini düşürücü uygulamaların
karlılığı arttıracağını görüyorlar. Bu nedenle e-tedariğin, şu an ve
gelecek dönemlerde rekabetin yoğunlaştığı tüm sektörlerde satın alma
süreci ve maliyetleri karşılama açısından büyük bir fırsat ve
verimlilik sunması kaçınılmaz görünmektedir. E-tedarik süreçlerinin
dışında kalmayı tercih eden firmalar ise, pazar paylarını, rekabet
güçlerini ve üretim-yönetim verimliliklerini kaybetmekle karşı karşıya
kalabileceklerdir.
B2C :
Web tabanlı ticaret uygulamaları içinde en bilineni B2C (Business to customer " Firmadan müşteriye e-ticaret)
sistemidir. B2C pazarı, karşımıza daha çok Internet üzerinden satış
yapan web portalları ve sanal mağazalar aracılığıyla çıkmaktadır.Genel
olarak, ticari kurumların kendi web sitelerinden pazarlama ve satış
yapabilmelerini sağlayan tüm işlemler B2C kapsamındadır. Bu
sistemde müşteriler ihtiyacını duydukları ürünleri firmanın web
sitesinden ya da firmanın ürünlerini verdiği ve başka firmaların
ürünlerinin de pazarlandığı web portalları veya sanal mağazalardan
(bunlara elektronik pazaryerleri de diyebiliriz) sipariş
ederler.Müşteri siparişlerle birlikte, ödeme için kredi kartı
bilgilerini de elektronik ortamda web sitesine gönderir. Bu işlem VPOS *
denilen,Internet üzerinden kredi kartlı alışveriş yapma olanağı
sağlayan oldukça güvenli ve gizlilik sistemleri gelişmiş bir ödeme
mekanizmasıyla yapılır. VPOS sistemi, diğer alışverişlerde sık sık
kullandığımız POS cihazlarının Internete uyarlanmış şeklidir. VPOS,
bankalar aracılığıyla işleyen bir sistem olduğundan, pazarlayıcı
firmanın bu tür ödemeler için VPOS hizmeti sunan bir bankayla e-ticaret
sözleşmesi imzalaması gerekmektedir. Ülkemizde bir çok banka bu hizmeti
sunmaktadır. Bunun dışında firmanın tercihine göre EFT ya da havale
yoluyla ödeme olanakları da mevcuttur. B2C pazarındaki bu sipariş ve
ödeme sistemi perakende piyasalarında iş yapan firmalar ya da
perakendeciler için oldukça büyük avantajlar sağlayan bir e-ticaret
sistemidir. Ülkemizde, 2004 yılı için verilen rakamlara göre B2C
e-ticaret hacmimizin 1.5 milyon USD a ulaşacağı belirtilmektedir.
Perakende sektöründe hizmet veren KOBİlerimiz e-ticaret uygulamalarına
geçtikçe bu iş hacmi katlanarak artacaktır. B2C e-ticaretin sağladığı avantajlar
- Yılın 365 günü, günün 24 saati sipariş alabilme olanağı.
- Aracı olmadan, doğrudan müşteriye ulaşabilme olanağı
- Web sitenizdeki geri bildirim sistemiyle müşteri istek ve taleplerini yakından izleyebilme şansı
- Kendi
yerel pazarınızla yetinmeyip, başka kentlerdeki ve yurtdışındaki
pazarlara da açılabilme, rekabet gücü elde edebilme şansı.
- Büyük firmaların sahip olduğu ihracat olanaklarından küçük firmalarında yararlanabilme şansı.
- Pazarlama
faaliyetleri için gereken personel, zaman ve araç maliyetlerini
minimuma indirebilme ve böylece etkin tasarruf ve verimlilik avantajı
sağlayabilme olanağı.
- Müşteri
yönünden alışverişte zaman, mekan gibi zorunlulukların ortadan
kalkması. Ayrıca alışveriş sürecinin uzamadan kolayca tamamlanması.
B2C e-ticaret sayesinde bu avantajları yakalamanın yolu ise, aşağıda sayacağımız şu önemli noktalardan geçmekte,
- Her
konuda olduğu gibi B2C e-ticaret uygulamalarında da profesyonel düşünce
ve yaklaşım en önemli konudur. Teknolojiyi takip, e-ticaret
altyapı kurulumunda özen ve profesyonel bilişim ve yazılım firmalarıyla
çalışma başlangıç anlamında ihmal edilmemesi gereken konulardır.
- Müşteri
güveni ve bağımlılığı için, aldığınız siparişleri taahhüt ettiğiniz
zaman dilimi içinde müşteriye ulaştırmanız şarttır.
- Web
siteniz sizin sanal işyerinizdir, bu nedenle nasıl işyerinize özen
gösteriyorsanız, web sitenizin de dizayn, içerik ve kullanışlılık
açısından işlevli, zengin, hızlı açılan ve rahat gezilen bir tasarıma
sahip olması gerekir. Belli aralıklarla güncelleme yapmalı,
pazarladığınız ürünlerin eksiksiz detaylarına dikkat etmeli, hızı
düşüren ve göz tırmalayan görsel tasarım yerine, işlevli ve boğucu
olmayan, göz yormayan bir görsel tasarımı tercih etmelisiniz.
B2B :
E-ticaret kapsam olarak 2 farklı pazara ayrılır. Bunları B2B (Business to business-Firmadan firmaya e-ticaret) ve B2C
(Business to customer-Firmadan müşteriye yönelik e-ticaret) pazarları
olarak belirtebiliriz.Genel anlamda e-ticaret, tanınma açısından B2C
pazarı olarak daha çok bilinmektedir. Bunda temel etken, son
kullanıcıya yani müşteriye yönelik olmasındadır. Bu nedenle daha çok
insanı ilgilendirebilecek bir pazar alanıdır. Oysa B2B pazarı daha dar
bir kesime seslenmesine rağmen, hem iş yapan firmalar arası işlem
yükü hem de özel işlerlik açısından B2C´ ye göre daha etkin, kapsamlı
ve teknik bir yapıya sahiptir. Bu anlamda B2B çok daha sektörel bir ağı
simgeleyen bir kavramdır. B2B´yi KOBİ´ ler için tedarik pazarı olarak
da niteleyebiliriz. KOBİ´ ler bu şekilde Internet üzerinden, mal ve
hizmet üretim aşamasında ihtiyaç duydukları ürün tedariklerini ya
da tam tersi, başka KOBİ´ lerin ihtiyaç duyduğu ara malların toptan
satışlarını kolaylıkla yapabilme olanağına
kavuşabilmektedirler. Yapılan araştırmalar 2004 yılı için Türkiye´deki
e-ticaret pazarının 4 milyar dolara ulaşacağı ve bunun %62´sini
(Yaklaşık 2.5 milyar dolar) B2B pazarının, kalan 1.5 milyar dolarlık
kısmını ise B2C pazarının karşılayacağı gösterilmektedir.Bu rakamlar da
açıkça gösteriyor ki, e-ticarette asıl yük ve iş hacmi B2B yani tedarik
pazarında yoğunlaşıyor. Ülkemizde e-ticaretin gün geçtikçe ilerlemesi
bu hacmi çok daha yükseklere taşıyacaktır.
KOBİ´ lere e-ticaretin getireceği avantajlar
Genel olarak belirtirsek, e-ticaretin bir KOBİ´ ye sunduğu avantajları şöyle sıralayabiliriz;
· İş yapma ve uygulama hızında artış
· Etkin verimlilik ve tasarruf
· Daha uygun şartlarda üretim faktörü, yatırım malı ve kredi bulma şansı
· Daha iyi bilgi iletişim yönetimi sağlama.
· Müşteri hizmetleri ve müşteriye yönelik tüm faaliyetlerde etkinlik.
· Dünya pazarlarına daha rahat giriş ve rekabet alanlarını genişletme.
Bu konuda başlıca engelleri sıralarsak,
· Devletin yeteri ölçüde bilişim altyapısı yatırımlarına girmeyişi ya
da bu konuda yavaş kalması.· E-ticaret kavramının ülkemizde kişi ve
kurum bazında tam olarak anlaşılamaması. Bu konuda yaşanan gereksiz
tedirginlik ve değişime karşı oluşan (Teknolojiye karşı her zaman
varolan tipik korkularda olduğu gibi) durağan tepkiler.Ülkemizde
varolan ekonomik koşullar nedeniyle, teknoloji ürünlerinin (Bilgisayar,
Internet vs.) maliyetlerinin yüksek oluşu, ekonomik durumla bağlantılı
olarak yaygınlaşma hızının düşük oluşu olarak özetleyebiliriz.
Elbette ki bu engeller kalıcı değildir. Yavaş yavaş bu konuda önemli gelişmelerin yaşanacağı kesindir.
Avrupa Birliği kapısına gelen ülkemiz, oldukça uzun süreceği görülen
üyeliğe giriş aşamalarında, tüm bu engelleri kısa sürede ortadan
kaldırıp, AB mevzuatlarına uygun bir teknoloji altyapısını
oluşturmak zorunda. AB´ nin daha ilk planda Türkiye´den istediği, KOBİ´
lere yönelik yardım ve iyileştirmeler ile bilişim altyapısını AB
standartlarına çıkarması talepleri, bu konuda devletin kısa sürede
eylem planları ve uygulamaları yapmasını sağlayacak. Kısaca, KOBİ´
lerimiz ile e-ticaret altyapımız önümüzdeki dönemde yeni ve çok olumlu
gelişmelerle karşılaşacağız.
Bir ülkenin ekonomik durumu, büyük firmaların değil, küçük orta
büyüklükte firmaların karlılığı, verimliliği ve rekabet gücüyle ölçülür.
Elektronik ticaret :
E-ticaret :
Son çeyrek yüzyılda yaşadığımız teknolojik devrim, sadece günlük
yaşamımızı etkilemekle kalmadı, iş yaşamı ve ekonomik faaliyetlerle
ilgili tüm alanları doğrudan yeniden yapılandırmaya
başladı.Teknolojinin getirdiği bu yeni yapılanma, yeni ekonomi,
e-ticaret, e-iş, e-devlet vs. gibi yeni kavramlarla da bizi
tanıştırdı.Bu tanışmayı yalnızca teorik olarak düşünmeyip, pratiğe
döken ve uygulamaya geçen kişi ve kurumlar, ekonomik anlamda verimlilik
ve rekabet gücü açısından büyük yol kat ettiler.
Elektronik ticaret (e-ticaret)
tüm bu gelişmeleri simgeleyen ve hepsini kapsayan bir kavram
olarak kabul edildi. Ayrıca, teknolojiyle yenilenen ekonomi ve ticaret
uygulamaları süreci olarak da kabul görmeye başladı. Bu sürece katılan
dünyadaki irili ufaklı ticari birimler yepyeni bir verimlilik, sınırsız
pazar ve rekabet gücü elde etmeye başladılar. E-ticareti kısaca "
Bilişim ağları (Internet gibi) üzerinden yapılan tüm bilgi, hizmet,
para vs. gibi ekonomik değerlerin değişimi süreci" olarak
niteleyebiliriz. Ekonomi bir değişim mekanizması ise, bu değişimin
bilişim ağları üzerinden online veya elektronik olarak
gerçekleştirilmesi özetle "e-ticaret"tir.
Geleneksel ekonomide üretim faktörleri bilindiği gibi sermaye, toprak
ve işgücü olarak kabul ediliyordu. Teknoloji devrimi bu faktörlere,
geleneksel faktörlerden daha da etkin şekilde teknoloji, bilgi ve
yaratıcılığı ekledi. Bu durum sadece ekonomik değişim çeşitliğini
arttırmadı, ayrıca sermaye, işgücü kapasitesi yönünden kısıtlı olan
ticari birimlere de (KOBİ´ ler gibi) büyük ticari birimlerin sahip
olduğu ölçüde verimlilik ve rekabet gücü şansı sağladı. Ülkemizde ise,
toplam işletmelerin %99´undan fazlasını ve toplam istihdamın
yaklaşık %55´ini ekonomiye kazandıran KOBİ´ ler, dünya pazarlarına
girebilmek, rekabet alanlarını genişletmek ve maliyetleri düşürüp kurum
içi verimliliklerini arttırmanın en etkili yolunun teknolojiyi
kullanmak ve dolayısı ile e-ticaret uygulamalarına geçmek olduğunu
görebiliyorlar.
Hem firmadan müşteriye yönelik B2C (Business to customer) hem de
firmadan firmaya B2B (business to business) e-ticaret kanallarını
kullanabilme konusunda oldukça elverişli konumda olan KOBİ dünyası,
pazar bulma ve iç verimlilikyönünden büyük işletmelerle arasındaki bu
ayrımı (ya da dezavantajları) e-ticaretle ortadan kaldırıyor. İhracat,
uygun maliyetlerde kredi, üretim faktörü, yatırım malı bulma vs. gibi
çok sayıda konuda KOBİ ve büyük işletmelerin eşit şartlarda rekabet
edebilecekleri tek alanın e-ticaret olduğu görünüyor.
|
|